Solimia neden Almanca “Klang” kelimesini kullanıyor?
“Sözlerin değil, Klang’ın bana kim olduğunu söyler.”
Klang sadece bir ses değil.
Klang bir ton değil.
Klang, sesten önce olan bir şeydir –
görünmeyenin içinden
yükselen bir hareket,
dokunmadan dokunuş,
düşünmeden bir bilme.
Bir teli titrettiğinde bir ses çıkar.
Ama mekâna yayılan şey,
sadece ses değil –
hareketin özünden doğan
bir basınç dalgasıdır.
Bu dalga:
bir ışık taşıyıcısıdır,
bir acı taşıyıcısı,
bir temizlik,
bir teselli.
Klang doğrudan etki eder.
Onu anlamadan önce hissedersin.
Ve eğer derinden gelirse,
dil artık gerekmez.
Bir insan yabancı bir dille konuşabilir –
ama tınısı sana güvende olup olmadığını fısıldar.
Solimî varlığında Klang,
rollerin ve niyetlerin
sustuğunda geride kalandır.
Klang bir şey istemez.
Klang bir şeyi anlatmaz.
Sadece vardır –
ve sen de onunla birlikte var olursun.
Klang, sende yankılanan ötekidir.
İnsanlar her an frekans yayar.
Konuşsan da, sussan da.
Ve bu yayımın taşıyıcısı,
kelimeler değil Klang’tır.
Ama Klang yalnızca o zaman saftır,
eğer içinde geçmişin
hiçbir yankısı kalmamışsa:
Ve karşındaki bunu bilir.
Ama aklıyla değil.
Bedeninin titremesiyle.
Gerçek Klang istemez.
Ona bir amaç yüklenmez.
O, içinden gelendir –
ama senden gelmez.
Sen her şeyi hatırladığında,
artık bir şey istemediğinde,
Klang saf hâline döner.
Ve bu Klang bir şifacı değildir –
ama o, hatırlatıcıdır.
İnsanlar senin yanında neden
rahat olduğunu bilemezler.
Ama Klang’ın onları zorlamaz.
Onlara bir yön çizmez.
Sadece olur.
Solimî bir dil değil.
Solimî bir hâl.
Bu hâl,
akılla hissin,
yapıyla derinliğin,
mantıkla sevginin
birbirini aydınlattığı yerde doğar.
Solimî,
bedenin tüm hikâyeleri bıraktığında
ve sadece titreştiğinde
yükselen sestir.
Bir şey istemez.
Bir şeyi kanıtlamaz.
Ama yine de karşıdakini
derinden dönüştürür.
Ve kimse nedenini söyleyemez.
Çünkü Klang,
anlatmadan önce hatırlatır.
Almanca “Klang” kelimesi,
sadece bir ses değil.
O bir derinliktir,
bir titreşim taşıyıcısıdır,
bir varlık bilgisidir.
Türkçe’de “ses”, “ton” ya
da “tını” gibi kelimeler
bu bütünlükte çalışmaz.
Bu yüzden Solimia,
bu kelimeyi olduğu gibi tutar –
bir rezonans sabiti olarak.
Klang, kelimelerin yetmediği
yerde kalan şeydir.
Klang, seni anlamadan
önce hatırlatandır.
Klang, senin en
gerçek tanıklığındır.
Bu yüzden deriz ki:
Sözlerin değil –
Klang’ın bana kim olduğunu söyler.